Fiziksel Septomlar ve Nedenleri

Kaygı ve gerilimin vücudumuzda bazı tepkilere yol açmaktadır. Bu belirtiler vücudumuzdaki tepkiler olarak ortaya çıkmaktadır. Bu belirtilerin ortaya çıkışı bir hastalığımız ya da kalıcı bir bozukluğun olduğunu göstermez. Belirtiler rahatsız edici olabilirler ama tehlikeli değildirler. Üstelik vücudumuzu nasıl gevşetebileceğimizi öğrendiğimizde de kaybolurlar.

NEFES ALMA GÜÇLÜĞÜ

Nefes açlığı ve nefes alma güçlükleri kaygılı durumlarda sıkça ortaya çıkar. Nefes alamıyormuş gibi olma, düzensiz hızlı nefes alıp verme, boğuluyormuş hissi olabilir. Bu belirtiler göğüs kaslarının gerilmesine bağlıdır. Bazen bu gerginlik omuz ve boyunda da hissedilir. Soluk alamadığınızı hissettiğiniz durumlarda gerçekten nefes alamadığınız anlamına gelmez. Bu durumda kendinizi nefes almaya zorlamayın. Unutmayın ki sizin nefes almak için kendinizi zorlamanıza gerek olmadan solunum istemsiz sistem tarafından sürdürülecektir. Bu yüzden uyurken de gayet normal biçimde nefes alıyorsunuz. Hem istemeseniz bile nefes alamamazlık edemezsiniz çünkü bedeniniz kendine zarar verebilecek bir davranışa programlanmamıştır.

HİPERVENTİLASYON

Solunum kısıtlılığının tam tersi bir durumdur. Hiperventilasyon aşırı soluk alıp verme demektir. Hiperventilasyon bir süre devam ettiğinde kan karbondioksit seviyesini düşer. Bu düşüş sonucunda el ve ayaklarda karıncalanma, uyuşma şeklinde hisler duyulabilir. Bu problemi aşmak için solunumu yavaşlatmamız yeterli olur. Eğer devam ediyorsa ağız ve burnunuza avuçlarınızı birleştirerek çadır şeklinde kapatmanız yararlı olur. Bunları yaparken çıkan soluğunuzu tekrar geri alırsınız ve kandaki karbondioksit seviyeniz tekrar eski haline döner. Hissettiğiniz bedensel belirtiler kaybolur.

ZAYIFLIK – BİTKİNLİK HİSLERİ

Gerginliğin yaygın olarak neden olduğu belirti grubudur. Çoğu kişi bunu “bedenim boşalmış gibi”, “ayaklarım tutmuyor”, “dizlerimin bağı çözüldü” gibi ifade edilebilir. Bu belirtiler vücut kimyamızda değişikliğe işaret eder. Neler olduğuna bakalım: Vücudumuz enerjisini şeker yakarak sağlar. Genelde bir denge vardır. Vücut gerektiği zaman şeker yakarak enerji sağlar. Gerginlik ve Kaygı anında vücudun enerji ihtiyacı artar, süratle enerji kaybı olur. Şeker yakımı süratle artar. Kandaki şeker seviyesi düşer. Bunu yorgunluk ve bitkinlik olarak hissederiz. Bir süre sonra depolardan kana şeker pompalanır. Bu ani yükseliş, gerginliği arttırabilir, tekrar şeker düşer. Bu terazi kefelerinin hızlı sollanışı bitkinlik hislerini arttırır.

KAS GERGİNLİĞİ

Kaygının yaygın bir sonucu olarak, bazı kaslarda gerilme görülür.Bu düzensiz adrenalin salınımının sonucudur. Mide krampları, eklem ağrıları ve gerilim tipi baş ağrıları görülebilir.Bu durumu hissettiğimizde derin nefes alın ve kaslarınızı gevşetin.Kendinizi biraz iyi hissettiğinizde hafif egzersizler yapabilirsiniz. Aktiviteler, özellikle ilgi duyulan alanlarda yapılan aktiviteler gerilimi azaltır.

DÜZENSİZ KALP ATIŞLARI

Kaygı ve gerilim kalp atım düzenini direk olarak etkiler.Kalp gerginliğin yarattığı duruma kendini adapte etmeye çalışır. Örneğin tehlike hissettiğimizde hızlanır. Hızlanmalardan sonra tepkisel olarak yavaşlar. Bir süre yavaşlar, sonra tekrar normale döner. Bunun için endişelenmeye hiç gerek yok.Kalp böyledir. Aşırı duyarlı olduğumuzda dikkatiniz bedeninize yönelebilir. Dikkatinizin bedene yönelmesi kalp atışlarınızı dahada düzensizleştirmeye başlar. Sakinleştiğinizde hepsi düzene girer.

BAŞ DÖNMESİ

Bulunduğunuz odanın ileri geri sallanması ya da sarsılma, kayma duygusu şeklinde ortaya çıkabilir. Daha hafif şekilde baş hafiflemiş, boşalmış gibi hisler oluşturulabilir. Gerilimsel baş dönmeleri genelde hafif seyreder ve çabuk düzelir. Gerilim nedeniyle beyine kan akımının yavaşlaması bu belirtilerin oluşturur. Bu süreç beynimizde bir hasar yaratmaz. Beyin yardımcı kan damarlarını genişletir.Bu olaya karşı koyar.

SİNDİRİM SİSTEMİ BELİRTİLERİ

Bulantı, kusma, iştahsızlık ya da fazla yeme ortaya çıkar. Bazı kişilerde gerilime bağlı bulantı, kusma, gaz çıkarma, geğirme (…) gibi belirtiler görülebilir.

DERİ DUYARLILIĞINDA ARTMA

Deri en büyük organımızdır. Kaygı ve gerilime çok duyarlıdır. Ateş basması, yüz kızarması, terleme gibi belirtiler gösterebilir.